BLOG

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun

08 Mart 1857 yılında, New York'taki 40 bin dokuma işçisi kadının, insanca çalışma koşulları istemiyle başlattığı ve 129 kişinin yaşamını yitirdiği istemiyle başlattığı hareketin
163. yılı nedeniyle bu anlamlı günde tüm kadınların dünya emekçi kadınlar gününü kutluyo-rum. Ceren'nin ve daha 19 yaşında Özgecan Aslan'ın, 17 yaşındaki Helin Palandöken'in, katledilmeleri toplumda açtığı yaralar hafızalarımızda tazeliğini korur iken Birleşmiş Milletler'in (BM) son raporuna göre dünya genelinde her gün 137 kadın, eşi ya da bir yakını tarafından öldürüldüğü biliniyorken, yalın bir şekilde sadece kadınlar gününüz kutlu olsun demekle kadınlarımızı hatırlamış olamayacağımızı da bilmeliyiz..
Kadın demek emek demektir bir bakıma...
Her yeni güne onların emekleri ile başlarız...Sıcak bir çayın deminde,temiz bir çorabın sıcaklığında, ütülü bir gömleğin ışıltısında ve saymakla tükenmeyen daha birçok konuda emeklerini hissederek başlarız güne...O nedenle, sadece 8 Mart günü değil, yılın 365 günü Dünya Emekçi Kadınlar Günü'dür bence ...
Bir ülkenin uygarlık düzeyi, kadınların yaşam şartlarına bakmakla ölçülebilir...
Türkiye'de kadın olmak, özgürlük için sürekli mücadele etmeyi gerektiriyor...
Çünkü kadınlar; bir emekçi olarak sömürülmesinin yanı sıra, ayrımcı, cinsiyetçi yasal yaklaşımlar, gelenekler ve toplumsal kurallardan dolayı bir yığın sorunla karşı karşıyadır
Hepimiz biliyoruz ki, son 20 yılda; Kadınlar hak ve hukuk açısından birçok kazanımlarını yitirdiler. Kadının adına dahi tahammül edilemez oldu..

KURTULUŞ SAVAŞIMIZ VE KADINLAR

Birinci Dünya Savaşı Osmanlı'nın yenilgisiyle sona ermiş,30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalanmıştı...Osmanlı yönetimi gaflet uykusundaydı...Tüm vatan toprakları işgal altındaydı...Mustafa Kemal Atatürk'ün' önderliğinde, kadınıyla erkeğiyle genciyle yaşlısıyla bir millet ayağa kalkmıştı...9 milyonu kadın ve çocukların oluşturduğu 13 milyonluk bir ülke, emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşı'nı başlatmıştı.
Anadolu;
Hiçbir teslimiyetin yıkamayacağı kadar bağımsız...
Hiçbir silahın yok edemeyeceği
Hiçbir yutturmacanın zedeleyemeyeceği
Hiçbir baskının yıldıramayacağı kadar özgür bir kararla direnişe geçmişti...
Direnmek isteyenlerin savunması, sağlam olmak zorundaydı...
Bu savaş aynı zamanda kadınların savaşıydı...

Kadınlar;
İşgal bölgelerinde yaşanan tecavüz ve taarruzlar karşısında ellerine silah alarak savaşa katıldılar... Cephe gerisinde hizmet verdiler. Halkı yönlendirmek için dernekler kurdurttular.. Basın faaliyetlerinde bulundular.. Mitingler düzenlediler.. Mitinglerde yer aldılar.
Başta Halide Edip Adıvarlar Fatma Nineler, Gördesli Makbule ile Halime çavuşlar, Şerife bacılar olmak üzere, daha niceleri adını saymakla bitiremeyeceğimiz daha binlerce elleri öpülesi kadınlarımız ''Ya istiklal ya ölüm'' diyerek kanla.. acıyla.. gözyaşlarıyla.. azimle.. inançla.. onurla.. ulaştı CUMHURİYET'e.
Çünkü; özgürlük mücadelesi verilmeden onur kazanılamazdı.
Bu ülkenin her ışığında kadınlarımızın verdiği emekler var...İnsanın insana...kadının erkeğe eşit olduğu...sömürünün baskının ortadan kaldırıldığı...ilerleyen, kalkınan adil bir toplum yapılanması için ; ekonomik sorunlarımızı, sosyal sorunlarımızı, Türkiye'ye yönelik tuzakları, tehditleri, kuşatmayı el ele vererek kadınlarımızla birlikte aşacağız.
Kurucumuz, büyük devrimci, Mustafa Kemal Atatürk'ün ''Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. Dünya üzerinde gördüğümüz her şey, kadının eseridir. Toplum hayatının kaynağı, çağdaş aile hayatıdır. Siyasal ve toplumsal hakların kadın tarafından kullanılmasının, insanlığın mutluluğu ve saygınlığı açısından gerekli olduğuna inanmaktayım.'' sözleri dünya emekçi kadınlar gününe en iyi şekilde anlam yüklemektedir
Daha iyi bir gelecek, daha güçlü bir Türkiye, daha aydınlık yarınlar, ancak kadınlarla mümkün olacaktır.