BLOG

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com

Anayasayı değiştirme konusunda ne kadar da hevesli haldeyiz

Gün geçmiyor ki iktidar bazen bugün olduğu gibi ekonomide yükselen sıkıntıları, işsizlik, pahalılık sorunlarını örtmek üzere gündem değiştirmek için bazen de kendi iktidar gücünü artırma, kuvvetler ayrılığı kapsamındaki kurumsal yapıları kendi kontrolüne alma çabasıyla anayasa değişikliklerini gündeme getiriyor. Bazen de bir bakıyorsunuz muhalefetin içinden birkaç ses anayasayı değiştirelim diyerek ikinci cumhuriyetçilere hizmet edecek şekilde çalışmalar başlatıp anayasanın temel kavramlarını sarsacak şekilde hazırlıklara girerek gündeme geliveriyor. Evet anayasada değişiklik yapacaksanız tam anlaşılamayan tek adama dayalı başkanlık sistemini terk ederek önce güçlü bir parlamenter sisteme tekrar dönüş için çalışmalar yapın da biz de anlayalım. Diğer taraftan birdenbire ortaya atılan anayasa değişikliği ile ilgili bu gündem değiştirme stratejisinin üzerine atlayan muhalefete ne demeli anlamak mümkün değil. Şimdi her parti anayasa çalışmaları başlatacak var olanlar ise ortaya atılacak işsizlik, yoksulluk, enflasyon, sanayi üretiminde daralmalar, işyeri kapanmaları, bütçe açığı, bunu kapatmak üzere konan ve konacak olan vergiler, özgürlükler demokrasi, kadın hakları, insan hakları, hepsi bir başka bahara..Özellikle bu tartışma ortamları ikinci Cumhuriyetçilerin, Ulus devlet ve Mustafa Kemal Atatürk'ün oluşturduğu Cumhuriyetin temel değerleri ve tam bağımsız Türkiye ile sorunu olanların ellerini ovuşturmasına neden oluyor. Diğer taraftan anayasa metinleri toplumsal mutabakat metinleridir. Toplumdaki değişik katmanların, grupların taleplerini yansıtır ve onların haklarını korur. Anayasa çalışmalarında toplumun tüm bileşenlerinin katılımı ile görüşler alınmalıdır. Anayasa hazırlıklarında toplumun büyük çoğunluğunun taleplerini yansıtıldığı ölçüde demokratik ve katılımcı bir anayasadan söz edilebilir. Son dönemlerde yapılan değişiklikler de bugüne kadar bu böyle mi olmuştur kesinlikle hayır.

SADECE YARGININ YAPISINI DEĞİŞTİRDİ

Dünyada bir tane örnek yok ki ikinci cumhuriyeti kurmuşlar ve daha demokratik olmuş. Örneğin İspanya'da birinci cumhuriyeti yıkıyorlar bir yıl yaşıyor, yerine daha totaliter bir rejim geliyor. İkinci cumhuriyet 1930 lu yıllarda Franco'nun başlattığı iç savaş sonu yıkılıyor Franco diktatörlüğünü ilan ediyor. Fransa'da devrimden sonra kurulan cumhuriyet 8 sene yaşıyor sonra Napolyon imparatorluğunu ilan ediyor. İkinci cumhuriyet tam 48 yıl sonra kuruluyor 4 yıl yaşıyor. Napolyon'un yeğeni Cumhurbaşkanı seçildikten sonra 4 yıl sonra o da imparatorluğunu ilan ediyor. Almanya'da 1912'de Weimar cumhuriyeti kuruluyor Hitler gelip onu yıkıp dünyayı kana boyuyor. Yani şimdi soruyorum ikinci cumhuriyetçilere ne diyorsunuz? Diğer taraftan yazının başında da ifade ettim bu denli anayasa ile sık sık oynanır mı? 1982 anayasası bir darbe anayasasıydı. Değişmeliydi. Anayasa değişikliği bugüne değin 19 kez yapıldı. Sadece 2010 yılı anayasa referandumunda 26 madde değişti. Bizler referandumda hayır oyu için çalışırken FETÖ'nün başı meczup ''mezardakilere bile evet oyu kullandırmak'' lazım derken bir de ''Yetmez ama evetçiler'' meydandaydı.
Sonuçta ne oldu ağırlıklı olarak yargının yapısını değiştiren referandum sonucu 15 Temmuz darbe girişimine yol açıldı. Zira iktidar tarafından Anayasa Mahkemesi ve HSYK'nın yapısı değiştirilirken kadın hakları, çocuk hakları, sendikal haklar, bireysel hak ve özgürlükler sağlanarak, siyasi riskler azalarak, ekonomik istikrarın garanti altına alınacağı söyleniyordu. Peki süreç sonunda bunlar sağlandı mı? Kadın cinayetleri azaldı mı? Çocuk istismarı yok oldu mu? Bireysel hak ve özgürlükler genişledi mi? Koskoca bir hayır. Ne yapmalıyız. Her alanda Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyetin temel değerlerine, yani fabrika ayarlarına dönmeliyiz.