BLOG

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com

Bu kadarına da pes doğrusu

İki gün önce Cumhuriyet Devrimlerinin en güçlü ögelerinden birisi olan, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 86. yıl dönümü ve aynı zamanda Dünya kadın hakları gününü kutladık. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu, Türk devrimlerinin yaratıcısı Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyetimizin tüm kurucularına minnet ve şükranlarımızı sunuyorum. Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimlerini ve yarattıklarını görmezden gelip yok varsayanlara özelliklede bu bir kadınsa kadın hakları konusunda hatırlatmak isterim ki, evet Atatürk Dünyaya örnek teşkil ederek ve öncü bir şekilde kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanırken bugün gelinen noktada ülkemizde bırakın kadın haklarını, Dünya ekonomik forumu Küresel cinsiyet uçurumu (eşitsizliği) 2020 raporuna göre 153 ülke arasında 130. sıradayız. İktidarınız döneminde (2002-2020) 18 yılda 15557 kadın cinayete kurban edilerek yaşamını yitirdi. Sadece geçen yıl 445 bu yıl ise 10 ayda 369 kadınımız yaşamlarından sökülüp atıldı.

Özlem Zengin ''Kadınlar seçilme hakkına 2013'te kavuştu''

AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü'nde "5 Aralık, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesi ile alakalı bir gündür. Çok önemli bir gündeyiz. Fakat bu hakkın oy verme anlamında kullanılması 2013 yılına kadar olmuştur. Oy verme ile ilgili olarak. Ama 2013 yılında ilk defa 5 tane kadın milletvekilimiz başörtülü olarak meclise girdiler. Ama başörtülü olarak meclise girebilme yani seçilme hakkının gerçek manada kullanılması ilk defa 2015 seçimlerinde olmuştur. Siz 80 yıl gasp ettiğiniz kadınların hakkıyla alakalı neredesiniz? Bunun içerisinde sadece seçme seçilme meselesi değil. Eğer Türkiye'de bu hakkın gerçek manada kullanılmasından bahsediyorsak, bunu hayata geçiren parti AK Parti'dir ve bununda öncüsü sayın Cumhurbaşkanımızdır. "Demiş. Haberi okuyunca herhalde aklımızla alay ediyor biraz daha zorlasa Cumhuriyeti'de biz ilan ettik der mi diye de düşünmeden edemedim. AKP'nin bir milletvekilinin görüşleri bunlar.

Onur Öymen ''1935 seçimlerinde 18 kadın TBMM'ne seçildiler''

Şimdi de aşağıda CHP Eski Genel başkan yardımcısı, emekli Büyükelçi, duayen bir devlet adamı kimliği ile Sn. Onur Öymen'in aynı günle ilgili tarihi bir ders niteliğinde bilgilendirmesini ve gerçekçi yorumunu satırlarına dokunmadan sizlerle paylaşacağım ''Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 86. Yıldönümünü gururla kutluyoruz. O tarihten önce bazı ülkelerde çoğu yerel seçimlerle sınırlı, kısıtlı ve koşullu olarak kadınlara seçme, seçilme hakkı verilmişti ama erkeklerle aynı koşullarda ve sınırlama olmaksızın bu hakkı tanıyan ülkelerin sayısı iki elin parmaklarından azdı. Atatürk'ün önderliğinde Türk kadınlarının bu hakka kavuşması dünya çapında bir demokrasi devrimiydi ve Türkiye'nin çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma yolundaki çabalarının somut bir örneğini oluşturmuştu. 1935 seçimlerinde 18 kadın Türkiye Büyük Millet Meclisine seçildiler. Fransız, İtalyan, Japon ve Yugoslav kadınları bu hakka bizden 11 yıl sonra, 1945'te, Portekizli ve Romen kadınları 1946'da Belçikalı kadınlar 1948'de kavuştular. Birleşmiş Milletlerin kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuşmasını hedefleyen sözleşmesi 1952'de kabul edildi. Yunan kadınları o yıl seçme ve seçilme hakkına sahip olabildiler. İsviçre ülke çapında bütün kadınlara bu hakkı 1971'de tanıdı. Peki bugün kadın-erkek eşitliğinde dünyanın neresindeyiz? Kadına karşı şiddet ülke gündemimizin ilk sıralarında geliyor. Öte yandan Birleşmiş Milletlerin İnsan Gelişimi raporuna göre Türkiye 66. sırada yer alıyor. Avrupa ülkeleri arasında sondan ikinciyiz. Bazı bölge ülkeleri bile Türkiye'den daha iyi durumda. Dünya Çalışma Örgütü ILO'nun rakamlarına göre çalışanların veya iş arayanların toplam nüfus içindeki payında kadın-erkek farkı İsveç'te %7,3, Fransa'da %9,1, İngiltere'de %11,6, Ukrayna'da 11.6, Sırbistan'da %16,5 Türkiye'de ise %41.Kadın-erkek eşitliğini gerçekleştirmeyi önemli hedeflerden biri sayan Cumhuriyetimizin kurucularının özlediği tablo bu değildi. Bu rakamlar ülkemizde bu alanlarda şimdiye kadar yapılan çalışmaların yeterli sonuçlar vermediğini gösteriyor. Türk kadınlarının seçme-seçilme hakkının kutlandığı bugün, bütün bu konularda etkili önlemlerin acilen bulunup hayata geçirilmesini ülkemizin öncelikli hedeflerinden biri haline getirmeliyiz'' İşte fark, yorum siz değerli okurlarımızın.