BLOG

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com

Demokrasi kazandı (!)

Ülkemizde başta genel ve yerel seçimler olmak üzere Siyasi partilerde, sivil toplum örgütlerinde, demokratik kitle örgütleri ve dernekler içinde de kurultaylar başta olmak üzere çeşitli kademelerde seçimler gerçekleşmektedir. Ama uzun yıllardır izler ve görürüz ki her seçim sonrası gerek sosyal medyada gerekse diğer mecralarda bir laf dolaşır durur. Her kazanan taraf veya kişi ''Demokrasi kazandı'' ''Demokrasimiz kazandı'' diye başlar söze hep de düşünürüm nasıl demokrasi kazandı? Ne oldu? Ne yapıldı da? Nasıl yapıldı da? Demokrasi kazanım elde etti, bu yapılanlarla demokratik kültürümüze nasıl katkı kondu da gelişme sağlandı. Bu sorular karşısında yanıt çok basit, maalesef koskoca bir hiç...
Bakın isterseniz birkaç örnekle konuyu zenginleştirelim. Kurultaylara gidersiniz, delegeyi siz seçersiniz, delege de sizi seçer, Liderler sanki onlardan başka bu ülkede o yetkinlikte başkası yokmuş gibi uzun yıllar değişmeyecek bir biçimde çevrelerinde onu seçecek ona bağımlı hatta bir dediğini iki etmeyen (tabii ki konumu ve koltuğu korumak için) bir yapı oluştururlar ki bunu değiştirmek mümkün olmaz. Önseçim derseniz bu yöntem çoğu uygulanmaz, yapılsa bile göstermelik olarak ya oylar sayılmadan torbalarla genel merkeze götürülür orada sözde sayım yapılır ya da öncesinde akraba, eş, dost, mezhepsel kimlik, bazen mikro milliyetçilik üzerinden hemşericilikle yapılarak yönetim erki tarafından üyeler kayıt edilir bindirilmiş kıtalarla ön seçim gerçekleşir. Böylelikle önseçim yapılırmış gibi görünür.
Sonuçta demokrasimiz kazandı(!) olur Genel kurullarda çarşaf liste denen herkesin aday olabildiği yöntem demokratiktir ya tüm adaylar önceden bunu savunur, tüzükte de bu vardır sonuçta genel kurulda blok liste mi? Çarşaf liste mi? oylama yapılır neredeyse tüm taraflarca hazırlanmış delegeler blok listeye oy verirler demokrasi kazanmış(!) olur. Bazen de görüntüde çarşaf liste ile seçime gidilir ne menem şeydir bir türlü anlamam bir anahtar liste çıkar bu filanca genel başkanın bu da filancanın diye ortada anahtarlar dolaşır hatta bir tane bile yetmez bu yediye sekize kadar çıkar yine sonuçta demokrasi kazanmış(!) olur ve demokrasi kazandı(!) naraları atılır.
Genel ve yerel seçimlerde oylar çalınır, sandıklar çalınır, trafolara kediler girer sayımlar esnasında elektrikler kesilir, boş ev ve arsalardan olmayan seçmenler çıkar birçok yargı süreci yaşanır sonuç alınmaz, seçim hesapları ile ilçe sınırları bile değiştirilir yine sonuçta demokrasi kazandı(!) diye ifade edilir. Kurultaylarda Genel başkanların karşısına aday çıkamaz çıksa bile tüzük gereği belirlenen imzayı toplayamaz, toplamaya kalksa özgür iradeli delegeler(!) hain damgası yiyecekleri için veya bir daha seçilmezler diye imza vermeye korkarlar seçim bu şekilde biter.
Yine demokrasimiz kazanmış(!) olur. Tüm bu olumsuz süreçlerden zorlukla geçen adaylar kürsüye çıkar konuşma yapmaya kalkar başta salon ve taraftar delegeler yuhalamaya başlar bazen daha da ileri giderek konuşmacı tartaklanır, şiddet görür etkili ve yetkililer bunlara ses çıkarmaz sonuçta seçim kazanılır bir demeç daha Demokrasimiz kazandı(!) ya da siyasetin finansmanına ise ne demeli o ise gerçekten evlere şenlik, önseçimlerde bazı adaylar bir küçücük kartvizit bastıracak para bulamazken bazı adaylar yüzlerce kişiye yemek verir, tanıtım amaçlı araçlar tutar, afişler boy boy her yeri süsler, araçlarla bindirilmiş kıtalar seçim yerine ve doğrudan sandıklara götürülür, evlerden seçmen toplanır ve sonuçta kazanan demeç verir.
Demokrasimiz kazandı(!).
Yerel ve genel seçimlerde ise finansmanın nereden sağlandığı bilinmeyen sınırsız kaynaklar (tabii ki daha sonra karşılığını almak üzere) seçim sürecinde baş döndürür. Bir tarafta bir parti bayrağı asmakta zorlanan parti örgütleri diğer tarafta büyük imkanlarla yapılan mitingler, tanıtım toplantıları, ilan ve reklamlar veren partiler.
Sonuçta sandıktan biri çıkar ve yine demokrasi kazanmış(!) olur Adaylıklarda ise genelde bağışlar (!) bayağı etkili olur. Lider sultası yaklaşımı ile ve adı merkez yoklaması olan liderin iki dudağı arasında belirlenen adaylıklar sonucu seçimler kazanılır ve bir demeç daha gelir demokrasimiz kazandı (!).

SİYASİ PARTİLER VE SEÇİM YASASI DEĞİŞMELİ

Sonuç olarak yukarıda belirttiğim örneklere daha yüzlercesi ilave edilebilir. Gerçekten DEMOKRASİMİZİN KAZANMASI, ülkemizde çağdaş normlarda de- mokratik bir kültürün gelişmesi için aileden başlayarak, parti içi veya örgüt içi demokrasinin geliştirilmesi şarttır. Öncelikle tüm seçimlerin şaibeden, uzak fırsat eşitliğini sağlayan, demokratik bir ortamda herkesin özgürce seçme ve seçilme hakkını kullanmasını sağlayacak üç ana unsur bulunmaktadır. Öncelikle ve özellikle siyasi partiler ve seçim yasasının lider sultasını ortadan kaldıracak ve bugünkü gibi suni ittifaklar yerine seçim barajının düşürülerek toplumun tüm seslerini Meclis'te temsil edecek bir şekilde değiştirilmesi, ikincisi de şeffaflık, denetlenebilirlik esası üzerinden siyasetin finans- manın eşitlikçi bir şekilde düzenlenmesi, son olarak da ahlak ve siyasi etik yasasının etkin bir şekilde düzenlenerek uygulanması toplumumuz ve demokrasimiz için son derece gereklidir.