BLOG

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com

Denetlenebilirlik şeffaflık ve hesap verilebilirlik vazgeçilmez unsurlardır

Değerli okurlarım biliyorsunuz son yirmi gündür, karmaşık ilişki ağlarını içeren bir Amerikan filmi izliyor gibi, anlamlandırıp, ama bir türlü ortaya çıkaramadığımız, devlet, siyaset, tarikat, ticaret, mafya organizasyonunda bizlerden gizlenen olayları video görüntüleri üzerinden hayretle takip ediyoruz. IMDb .( Internet Movie Database )internet üzerinde milyonlarca film, dizi, animasyon, televizyon programı ve oyuncuların bilgilerini barındıran puanlama sistemi ile filmlerin beğenilme derecelerini gösterir güvenilir bir reyting internet sitesidir. Bu veri sisteminde yayınlanan videolar 10 üzerinden 9.8 reytingle ikinci durumdadır. Kısacası 45 milyon insanın izlediği söylenen bir ortamda birçok kişinin başta muhataplarının üç maymunu oynamaları yani ben görmedim işitmedim konuşmadım noktasında olmaları veya çok sığ sözlerle geçiştirmeleri çok düşündürücü ve devlet adına kurumlar adına çok acıdır. Geçen haftaki yazımın başlığında da belirttiğim üzere DEVLET KARANLIK İLİŞKİLERE BULAŞAMAZ! ŞEFFAFLIK ERDEMLİLİKTİR. O yazımın bir bölümünde ise ülkemizde bu olumsuzlukları ortaya çıkaran araştırmacı yazar Uğur Mumcu'nun mücadelesini ve bu uğurda katledildiğini, üzerinden, 28 yıl geçmesine rağmen söylediklerinin halen geçerliliğini koruduğunu yazmıştım. Bugün ise S.P'in 7. Videosunda Uğur Mumcu cinayetine işaret etmesi Kıbrıs'ın Uğur Mumcu'su diye tanıdığımız Kutlu Adalı cinayetine ilişkin göndermeler yapması, uyuşturucu trafiğinin yeni güzergâhlarını tarif etmesi Kıbrıslı baronlardan bazılarından söz etmesi gerçekten vahametin büyüklüğünü ortaya koyuyor. Ayrıca S.P'nin Türkiye'nin en karanlık olaylarından biri olan bu Mumcu suikastı ardından Güldal Mumcu'nun M.A'a karşı söylediğini ifade ettiği "Karşımıza sürekli engeller çıkarılıyor. Bir duvar örülüyor sanki'' sözüne karşılık S.P, Ağar'ın ''Öyle bir şey ki, bir tuğla çekersek duvar yıkılır' 'dediğini de hatırlatması dikkate değer bir konudur. Tuğlayı çekin ki karanlık ağlarla örülmüş duvarlar yıkılsın.

Temiz bir toplum için çözüm tam bağımsız bir yargı ve tam bağımsız Türkiye'dir
Burada izlediklerimizin doğruluğunu veya yanlışlığını tartışma durumunda değiliz. Çünkü hepsi birer karanlık ilişkiler ağının sonuçlarıdır. Bunları soruşturacak, ortaya çıkaracak da, gereğini yapacak da gerçek bir hukuk devletinde bağımsız yargıdır.1950'li yıllardan beri ülkemizde darbeler dâhil bu türde birçok olay, skandallar, yargısız infazlar, faili meçhul cinayetler, yazılan senaryolar üzerinden Ergenekon, balyoz, ayışığı, casusluk davaları gibi karanlık ilişkiler ağları içinden geçen konular gündemimizde yer aldı. Hatta son dönemlerin akıllardan silinmeyen sahte kimlikle dolaşan bir emniyetçinin, bir milletvekilinin, bir mankenin ve A.Ç'nin de içinde bulunduğu aracın kaza yapması ile ortaya çıkan Susurluk skandalını hatırlayalım. Bugün ortaya konanlar Cumhuriyetimizin yakın tarihinde hepsinden çok daha fazla karmaşık karanlık ilişkiler içermekle birlikte, çürümüşlüğün, kokuşmuşluğun, kurumsal deformasyonun zirvesinin nereye geldiğini göstermektedir. Burada diğer olaylardan farklı olarak dikkati çeken önemli bir durum ise bu kez bu olayların içinde olduğunu belirten bir aktörün ve içeriden gelen bir kişinin beyanlarına dayanıyor olması ile devlet mekanizmasında en üst düzey görevlilerin ne kadar karanlık ilişkilerle ilintili olduğuna yönelik açık beyanlarıdır. Bu nedenle konuşulanların, ifade edilenlerin mutlaka araştırılması, soruşturulması ve sonuçlandırılması süratle yapılmalıdır. Her ne kadar bu olayların su yüzüne çıkması, şeffaf bir biçimde saptırılmadan sorumluların tespit edilmesi, devletimizin kurumsal yapısının temizlenmesi açısından çok önemli ise de Devletimizin ve üst düzey yöneticilerin bazılarının da bu denli çürümüş ilişkilerle anılıyor olması bir o kadar da üzüntü vericidir. Hele hele karşılıklı kullanılan dil ve jargonun sokak dilinin bile dışında olması hiç kabul edilemez. Çocuklarımız için geleceğimiz için bağımsız bir yargı, şeffaf ve tam bağımsız bir Türkiye istiyoruz. Her alanda manipülasyonlara açık tehdit ve şantajlarla her an her şey olabilir kaygısıyla yaşayan insanların olduğu, kirli ilişkilerde yapanın yanına kâr kaldığı, hukuk devletinin normlarından uzaklaşmış gizli kapaklı işlerin döndüğü, yargısız infazların olduğu neyin doğru neyin yanlış olduğunun bilinmediği kaos içinde bir ülke istemiyoruz.
Tüm bu olumsuzlukların çözümü Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği yolda hedef gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarma yolunda ilerlemektir.