BLOG

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com

Dünyada hiç bir şey eskisi gibi olmayacak

Hatırlarsınız geçen haftalarda 125 nanometre büyüklüğünde yani 0.125 mikron (metrenin milyarda biri) boyutunda protein bir organizmanın, büyük güçlere, silahlara, ileri teknolojilere karşın bir anda tüm dünyayı nasıl teslim aldığından söz etmiştik. Umutsuz değiliz hiçbir zamanda olmayacağız bu tehlike ve tehdidin üzerinden de geleceğiz Ancak şunu ki biliyoruz ki klasik bir söz vardır ya dünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Özellikle gelecekte salgın sonrası siyasal, politik, ekonomik, sosyolojik ve toplumsal olarak bir çok şey değişecek. Hatta bugüne kadar önemli olduğunu düşündüğümüz meslekler önemsiz hale gelecek başka meslek grupları daha önemli hale gelecektir. Örneğin sağlık sistemi, çevre koruma sistemleri sosyal bilimler çok daha öne çıkan meslek gruplarını oluşturacaktır. Diğer taraftan ülkeler salgının getirdiği yoksulluk işsizlik sosyo-ekonomik sorunlara çözüm ararken emperyalistlerin kendi içinde oluşturduğu ittifaklar ve Avrupa Birliği çatırdayacak bugüne kadar mümkün değil olmaz dediğimiz ülkeler arası yeni ittifakların oluşabildiğini gözlemleyeceğiz.

SALGIN AB'Yİ SARSIYORABD'DE İSE EYALETLERİN WASHINGTON'A TEPKİLERİ

Avrupa Birliği'nin (AB) salgının yoğun olduğu İtalya'ya yardım göndermede cimri davranması ve salgın sonrası üye ülkelerin birbirlerine sınırlarını kapatması, Brexit süreci ile başlayan AB nin dağılması konusunu yeniden tartışmaya açmıştır. AB'nin, İtalya'nın yanında olmadığı iddiası ile Temsilciler Meclisi üyeleri arasında tepkiler başlaması bu arada Rusya'nın, salgınla mücadele etmesi için İtalya'ya askerî uçaklarla yardım göndermesi, İtalya'da AB bayrakları inerken Rus bayraklarının bir NATO ülkesinde dalgalanması bundan dört ay önce anlatılsaydı kimsenin inanmayacağı komplo teorileri olarak kalırdı. AB liği içinde başta İtalya olmak üzere birlik amacına aykırı davranışlar ciddi şekilde eleştirilirken AB ninde örselendiği ortadadır. Diğer taraftan ABD de durum benzer bu kriz ortamında Federal hükümetle eyaletler arasındaki ilişkiler zaman zaman gerginleşmekte Federal hükümetin eyaletleri yardım konusunda yalnız bırakması sistem üzerinde yeni tartışmalarıda beraberinde getiriyor. Newyork başta olmak üzere ülkede günde ikibinin üzerinde can kayıpları olması dünyanın en büyük gücü olan ABD de sistemin çöktüğünü gösteriyor. Dahası Newyork Valisinin federal yapıya karşı yoğun eleştirileri hatta Eyalet valisinin Beyaz sarayın yardımda tereddüt içinde olmasını eyalete karşı bir savaş durumu olarak gördüğünü beyan etmesi tartışmanın boyutunu göstermesi açısından önemlidir.

SAĞLIK SİSTEMİ VERİLERİNDE NEREDEYİZ

Bir taraftan İnsan hakları, demokrasi, özgürlük, hukukun üstünlüğü nutukları atanlar hatta bir taraftan ülkeleri yoksullaştırıp, karıştırıp, kaos çıkararak teröristleri oluşturan ve besleyenler diğer taraftan bu kavramlarla ilgili ders vermeye kalkanlar şimdi maalesef çok acıdır ki sağlık sistemlerinin çökmesiyle kendi insanları hastaları arasında tercih yaparak kalanların yaşamını kurtarma gibi bir kabul edilmesi çok zor bir noktaya gelmişlerdir. İşte tüm bunlar salgın sonrası tartışmaya açık olarak mevcut sistemler üzerinde düşünmeye ve değişime itecek göstergelerdir. Geçenlerde eski büyükelçi diplomat ve eski Bursa milletvekilimiz Sn. Onur Öymen'in bir bilgi notundan elde ettiğim sağlık sistemi ile ilgili bazı verileride paylaşmak istiyorum Dünya Sağlık örgütünün rakamlarına göre sağlık harcamalarının Gayrı Safi Milli Hasılaya oranında Danimarka başta geliyor. % 1' 'e yakın. Onu 0.40'la Singapur, % 0.35'le Hollanda izliyor. Türkiye'nin sağlık harcamaları GSMH'nın % 0. 1'i civarında.1000 Kişiye düşen hasta yatağında Japonya 13 ile ilk sırada, Onun hemen arkasında Kore geliyor. Rusya ve Almanya 8 Çin 4 İspanya 3 Türkiye 2.8. ABD 2.7, İngiltere 2.5. 1000 kişiye düşen doktor sayısında ilk sırayı 6 ile Küba alıyor. Rusya ve İtalya 4 Almanya Fransa 3.5, İspanya 3.2, ABD 2.3. Türkiye için bu sayı maalesef 1.3.