BLOG

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com

İtalya izlenimleri (1)

Uzun yıllar bir çok kez çeşitli nedenlerle geldiğim Milano'da her seferinde insan yeni şeyler keşfediyor.. İnsanların yaşam ilişkilerinde birbirlerine olan saygısı, birbirleri ile olan nezaket anlayışları ile modanın, estetiğin, sanatın, mimarinin, tüm ögelerinin nefesini hissettiğiniz İtalya'nın eşsiz kentlerinden biri.

Milano'dan tüm okurlarımıza selam ve sevgiler. Bu kez biraz derin politikadan uzak ülkemizdeki sorunlardan farklı bir ortamdan biraz seyahat ve gezi notları kıvamında sizleri İtalya'ya götürmek istiyorum.


Aslında bu yazıya konu olan seyahat nedenim endüstriyel mutfak sektörünün ve yiyecek içecek, catering, fırın, pasta, pizza ve kahve sektörlerinin buluştuğu dünyanın en büyük fuarında firmamızın katılımcı olarak bulunmasıdır.


Bir sonraki yazımda HostMilano/2019 fuarının detaylarını Türk endüstriyel mutfak sanayinin gelişimini sektörün ulusal ekonomideki yeri ile uluslararası rekabeti konusundaki bilgilerimi sizlerle paylaşacağım.

RÜYA ŞEHİR MİLANO

Milano, kent makroformunda geçmişten bugüne değin yaşayanların kültürel, sanatsal, doğal,estetik ve sosyal olarak tüm yaklaşımlarının geleceğe taşındığı, bozulmadığı, restorasyon yapılsa bile gerçeğe uygun yapıldığı, huzurlu bir kent görünümünde..


Modanın başkentlerinden biri olarak Milano tipik bir İtalyan kenti özellikle kent içi ulaşım tramvay ve metro hatları çok gelişmiş olduğu için oldukça rahat akşam saatlerinde kentin neredeyse yarısından fazlası yeraltında hareket etme kabiliyetine sahip.


Bu kalabalığa rağmen yaya trafiği içindeki kendine özgü kurallar nedeniyle hiçbir sıkışıklık olmadan alanlar birden rahat bir şekilde boşalıyor. Kısacası kendinizi boğulmuş gibi hissetmiyorsunuz gerek yeraltında gerekse yerüstünde alanlar geniş ve ferah olduğu için kent bizdeki gibi üstünüze basmıyor. Bu arada dünyanın en ünlü opera binalarından biri olan La Scala'yı yine dünyanın en güzel katedrallerinden biri olan Duomo di Milano Katedrali'ni yine hemen yanıbaşında en eski alışveriş merkezlerinden biri Galleria Vittorio Emanuele'i görmeden geçmeyiniz Bu eski yapıtlar ve kent mobilyaları ile uyumlu sizi tabela kirlilikleri ile yormayan geniş bir meydan size gezerken huzur veriyor. Her geldiğimde bu meydanda sıkılmadan gezer ve çevresindeki özel mimari yapıtları incelemekten keyif alırım.

TELEFON ÇILGINLIĞI HER YERİ SARMIŞ

Herhangi bir yerleşim bölgesine gittiğimde o yerde kentsel tasarımı, şehir planlamasını, kent mobilyalarını, sanat yapılarını, kültürel mirası ve sosyolojik olarak insanlar arasındaki ilişkileri gözlemlemeyi severim ve buralardan olumlu, olumsuz dersler çıkararak ülkemdeki örnekleri ile karşılaştırarak ve varsa olumlulukları bu deneyimi paylaşmayı ve aktarmayı bir görev bilirim. Böylelikle ülkemin gelişmesine katkı koymaya çalıştığımı düşünürüm buradan hareketle.


Bu kez gerçekten bir çok ülkede gözlemlediğim bir konu burada daha da derinlemesine dikkatimi çekti. Neredeyse her alanda özellikle toplu taşıma araçları içinde geçen zamanlarda sadece bizdekinin aksine yolda yürürken, bir restoranda veya insanların toplu bulunduğu alanlarda telefonla konuşmak yerine çok yoğun bir şekilde telefonla meşgul olan önemli bir potansiyel kitle gördüm. Maalesef insanlar birbiri ile ilişki kurmayı sohbet etmeyi bırakmış asosyal bir şekilde telefonla arkadaş olmuş ona bağımlılığı şiddetle artmış.

Psikolog veya sosyolog değilim haddimi aşmak istemem ama bu durumun gelecekte sosyolojik ve psikolojik olarak çok ciddi sorunlar doğurabileceğini öngörüyorum