BLOG

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com

Tam tersi kazalar geliyorum der

Geçen hafta içinde tüm haber kanallarında ‘’Zeytinburnu Balıklı Rum Hastanesi Yaşlı Bakımevinin çatısında yangın çıktı. Çatı alevlere teslim olurken, yangının erken fark edilmesiyle 104 kişi tahliye edildi. Kimi hasta kucakta kimi hasta da tekerlekli sandalyede tahliye edilirken, yangında yaşanan can pazarı kameraya yansıdı’’ şeklinde bir haberle sarsıldık. Neyse ki sevindirici tarafı Yangın nedeniyle herhangi bir can kaybının olmamasıydı. Hani derler ya kaza geliyorum demez tam tersi geliyorum der. Yani daha önce birçok olay sonrasında yansıdığı gibi ‘’bu işin fıtratında var’’ ‘’Bir felaketle karşı karşıyayız’’ ‘’Bunlar olağan şeyler’’ ‘’kaza olmaz diye bir şey yok’’ Zonguldak’ta maden kazası sonrası yaşamını yitiren maden işçileri için “güzel öldüler” sözleri hala hafızalarımızda. Oysa kazalar ile ilgili olarak; yaşanılan kazaların büyük çoğunluğunun, öngörülebilir olduğu, alınabilecek tedbirlerle ya kazaların tamamen önlenebileceği ya da yıkıcı etkilerinin asgari noktalara indirilebileceği de yaşanılan tecrübelerle ortadadır.

Daha dün gibi hatırlıyorum CHP il başkanı olduğum dönemde Şevket Yılmaz Hastanesi’nin eksi ikinci katındaki MR odasında Akşam saatlerinde panodan sıçrayan kıvılcımdan kaynaklı 26 Mayıs 2009 tarihinde çıkan yangında 8 kişi hayatını kaybetmiş, 17’si çocuk 44 hasta, çeşitli hastanelere sevk edilmişti. O dönem yangının, elektrik kabloları ile medikal gaz kablolarının aynı bacadan geçirilmesi nedeniyle çıktığını ve Yoğun Bakım Ünitesine bu yüzden oksijen girişi sağlanamadığını yoğun bakımdaki hastaların dışarı çıkarılırken solunum cihazlarının çalışmadığı bu nedenle de hastaların kaybedildiği meslek odaları yetkililerince ifade ediliyordu. Sonuçta yetkililerden bazıları çeşitli cezalara çarptırılmışlardı. 

KENTİMİZDE KURULAN YANGIN DENETİM HEYETİ ÇALIŞTIRILMALIDIR

Meslektaşım eski İKK sekreteri Sn.Feridun Tetik yaşanan yangın üzerine Bursa da o dönem kurulan Bursa Valiliği il yangın denetim heyeti –ikinci grup yangın denetim sonuçları ve değerlendirme raporunu benimle  paylaştı. Raporda çok ilginç noktalar bulunmakta ve neden bu kazalarla ve kayıplarla karşılaşmaktayız çok iyi anlaşılmaktadır. Rapora göre;
26/05/2009 tarihinde Şevket Yılmaz Hastanesi’nde meydana gelen yangının ardından; Bursa Valiliği’nin 04/06/2009 tarih ve 12342 sayılı “Olur’u ile İl Yangın Denetim Heyetleri, 3 adet olarak oluşturulmuştur. Bayındırlık İl Müdürlüğü Başkanlığında oluşturulan Heyetlerde; Müdürlük bünyesindeki MimarMühendislerin yansıra, BBB İtfaiye Daire Başkanlığı, TMMOB’a bağlı ilgili Meslek Odaları MimarMühendisleri, Haziran 2010’a kadar görev yapmışlardır. Ancak ne yazık ki denetime katılan kamu görevlileri için, bu çalışmaların ek yük getirmesi, bazı Meslek Odaları için ise, gönüllülük çerçevesinde yapılan hizmete katılan mimar-mühendislerin, profesyonel çalışma yaşamlarını etkilemesi nedeniyle, Haziran 2010 sonunda denetim çalışmaları sonlandırılmıştır. TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu olarak, Bursa Valiliği’ne “Binaların Yangından Korunması Hakkında Denetim ve İş birliği Protokolü” önerisi getirilmiştir. 21/09/2010 tarihinde meydana gelen Bursa Devlet Hastanesi ve Tıp Fakültesi Hastanesi yangınları sonrası, Bursa Valiliği’nin 01/10/2010 tarih ve 970 sayılı yazısı ile kentimizde 2. tur yangın denetimleri başlatılmıştır. 07/09/2010-30/06/2011 tarihleri arasında yaptığı ikinci yangın denetimlerde ise; 10 adet Hastane, 2 adet Huzurevi / Yaşlı Bakımevi (1 tanesi kapanmıştır), 16 adet yurt binası (2 adedi apart olarak öğrencilere kiralandığından, denetim dışı kalmıştır) ve 1 adet okul olmak üzere toplam 29 adet Kurum/Kuruluşun denetimini gerçekleştirmiştir.

Genel olarak değerlendirildiğinde, denetlenen binaların; %81’inde, Bina veya Tesis, onaylı projesine uygun olarak yapılmadığı, %77’sinde, Mevcut elektrik tesisatı ve sistemleri ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığı, %76’sında, Asansör ve acil durum asansörleri (varsa) mevzuata uygun bulunmadığı, (Tüm denetilenlerin %35’inde asansör yoktur) %75’inde, Mutfak ve çay ocaklarında LPG tüpleri mevzuata göre kullanılmadığı,(Tüm denetlenenlerin %69’unda LPG yoktur) %73’ünde, Binanın Yangın Algılama ve söndürme projesi, tesisat projesinden ayrı olarak yapılmadığı, (hatta bulunmamaktadır.) %69’unda, Tahliyede kullanılacak kaçış yolları ve kaçış merdiven mevzuata göre uygun olmadığı, %69’unda, Kazan dairesi ve yakıt deposu ile ilgili tedbirler mevzuata uygun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak; bilimsel temelli yaklaşımlarla uzmanlık alanında meslek odaları ile teknik iş birlikleri oluşturularak denetim mekanizmaları kurulması ile olası kazalar ve kayıplar önlenebilir.