BLOG

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com

Velhasıl bursa sudan ibarettir (!)

Geçen haftaki yazımızda ''Yeşil Bursa oldu Beton Bursa'' başlığı altında kısaca yaşadığımız kentin nasıl yok edildiğini özetlemeye çalışmıştık. Bugünde 1640 yılında Bursa ziyaretinde Evliya Çelebinin seyahatnamesine konu olan Bursa çeşmeleri araştırmasında meşhur ''Velhasıl Bursa sudan ibarettir ''sözünü hatırlatalım istedim. Evet. Bursa Tarihi, Tarımı, Yeşili, Doğası, Tekstil sanayisi, Sıcak su kaplıcaları gibi Uludağ'dan gelen suları ve sokaklarında su içilebilen çeşmeleri ile de ün yapan bir kent formundaydı. Bugün ise her şey gibi suları da çekildi. Çocukluğumda hatırlarım köşe başlarındaki çeşmelerinden veya evlerdeki çeşme sularından su içilebilirken şimdi naylon bidon veya kaplar içine hapsedilmiş iyonize edilmiş, çoğu yapay suları evlerde kullanır hale geldik. Yeraltı suları ise bir facia. Daha yakın zamanda çok değil 25-30 yıl önce ovanın ortasında yada eski tabiri ile Yalakçayır şimdinin ise OSB'sinde 15-20 metre de su çıkarken bu seviye 200 metrenin üzerine kadar çıkar oldu. Yani yeraltı suları da yok oldu. Kısacası şimdi çok farkında olamadığımız ama yakın gelecekte çocuklarımız ve torunlarımız için ciddi sorun yaşayacakları bir susuz Bursa'yı miras olarak bırakıyoruz.

DÜNYA NÜFUSU ARTARKEN İÇİLEBİLİR SU KAYNAKLARI YOK OLUYOR

Yaşadığımız gezegen radyometrik tarihlemelere göre 4,5 milyar yıldan fazla süre önce oluşmuştur. Dünya nüfusu 2 bin yıl önce 300 milyon iken bugün ise 7.78 milyar a ulaşmış olan Dünya nüfusunun, yüzyılın sonunda 11 milyarı geçeceği tahmin ediliyor. Daha da ürkütücü olan insanlık var olduğundan itibaren 1975 yılına kadar dünya nüfusu 4.064 milyar a ulaşmışken son 45 yılda iki katına çıkarak 7.78 milyara ulaştı. Diğer taraftan Dünyadaki toplam su miktarı 1,4 milyon km3 kadar ve bu suyun %97,5'i okyanuslardaki tuzlu sudur. Kalan %2,5'in de yalnızca %0,5'i kullanılabilir durumdadır.

TMMOB Gıda Mühendisleri odasının bir raporundaki değerlendirmelere göz atalım. Raporda Dünya nüfusu 4 kat artarken su gereksiniminin 9 katına çıktığı, endüstriyel gereksinimler için gerekli suyun ise geçtiğimiz yüzyılın başına oranla 40 kat arttığı ifade ediliyor. Su ihtiyacının Türkiye'de de, Dünya'da da tüketilen suyun yaklaşık %10'unun evlerde, %70'inin tarımda, %20'sinin ise sanayide kullanıldığını içilebilir suların kirlenmesinin her geçen gün artmakta olduğunu biliyoruz. Raporda bu duruma evsel atıkların, sanayi atıklarının, tarımsal kirleticilerin, doğal atıkların temiz sulara karışmasının neden olduğu, suların kirlenmesinin esas nedeninin ise madencilik, metalurji, kimya, dericilik gibi çeşitli endüstri kollarının yarattığı atıkların uygun şekilde arıtılmaması ve doğrudan çevreye verilmesinin olduğu vurgulanıyor

SULAK ALANLAR YOK OLUYOR

Diğer taraftan Dünya nüfusunun artmasına bağlı olarak 1950'de kişi başına düşen su tüketim miktarının 16 bin 800 metreküp olduğu ve bu miktarın 2000'de 7 bin 300 metreküpe düştüğü dile getirilmektedir. Dünya nüfusunun 8 milyarı bulmasının beklendiği 2025 yılında ise kişi başına su tüketiminin yaklaşık 4 bin 800 metreküpe düşeceği tahmin ediliyor.

Dünya Doğayı koruma Vakfı (WWF)ye göre, 1970 ve 2010 yılları arasında tatlı su kaynaklarında yüzde 76 gibi ciddi bir düşüş yaşandı. Bunun yanı sıra 1900'den bu yana yeryüzündeki sulak alanların yüzde 50'den fazlası yok oldu. Nüfus artışı nedeniyle gıdaya olan talebin her geçen gün artması, tatlı suyun yüzde 70'inin kullanıldığı tarımda, temiz suya olan ihtiyacın giderek yükselmesine neden oluyor. Bugün maalesef dünyadaki su kaynakları ile ilgili olumsuz verilerle doğru orantılı olarak yaşadığımız Kent BURSA bugün artık Velhasıl Bursa sudan ibaret değil.