BLOG

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com

Yoksulluğu sefaleti ve geri kalmışlığı tarihe gömdük (mü) sizce?

Cumhurbaşkanı daha yeni bir konuşmasında "Sefaleti yoksulluğu ve geri kalmışlığı tarihe gömdük". Diye ifade etti. Hatırlarsınız 1 Ekim 2022 TBMM açılışında da ‘’Yokluk ve yoksulluk dönemini geride bıraktık’’ demişti. Bu sözleri duyunca bir an acaba ben başka bir yerde mi yaşıyorum? ya da bu duyduklarım hayal mi? Rüyada mıyım? Diye kendi kendime soramadan edemedim. Sonra dayanamadım acaba izlediğim TV kanalı yanlış mı verdi diye yazılı basında da aradım. Baktım ki gerçek. Oturdum bu kez herhalde yoksulluğu, pahalılığı, geçinme sıkıntısını, enflasyonu, akaryakıt, doğalgaz, enerji artışlarını, kira artışlarını, çarşı pazardaki alışverişteki sıkıntıları, bir tek ben yaşıyorum. Gün içinde de çevremdekilerle konuşmalarımızın yüzde sekseni pahalılık, geçim sıkıntıları, ekonomik zorluklarla ilgili konular olmasına rağmen, herhalde onlarda iş olsun diye konuşuyorlar diye düşündüm ve araştırmaya başladım. Baktım ki derler ya. Dakika bir gol bir. Daha geçen hafta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'"Türkiye'de gıda yardımı yapılan 11 milyon 369 bin kişi vardır”. Ayrıca "Türkiye'de 5 milyon 903 bin haneye sosyal yardım yapılıyor”. Diye 2021 raporunda açıklama yapmış olduğunu gördüm.

İşsizlik, enflasyon, artan maliyetler, zamlar nedeniyle artık milyonlarca hane temel gıda, ısınma, barınma, okul ihtiyacını gideremiyor. Halkımız muhtaç durumda ki bu yardımlar yapılıyor.2021 yılında 27 milyon 189 bin 433 kişi yardım almış. Türkiye nüfusunun neredeyse yüzde 30’u yardıma muhtaç halde. Evet baktım da yoksulluğu gerçekten tarihe gömmüşüz Ayrıca konumuz yoksulluk ya Türk – İş’in raporuna bakalım istedik.  Kasım ayına ait açlık ve yoksulluk sınırı açıklamasında ve raporda "Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı, yani sadece gıda harcamaları 7.786 lirayı buluyor. Yine dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ise, 25.365 liraya ulaşıyor."diye belirtilmiş. Yani 5500 TL alan asgari ücretli bir aile açlık sınırının 1286 TL altında ücret alıyor. Şimdi de bakalım ülkemizde kaç kişi asgari ücret alıyor. Kayıt dışı olanları saymıyorum bile. Verilere göre Türkiye de 10 milyona yakın asgari ücretli çalışan olduğu bilgisine ulaşıyoruz. Ve yorumu size bırakıyorum. Evet bu durumda da görüyoruz ya yoksulluk tarihe gömülmüş.


ÜLKEMİZDE AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRINDA KAÇ KİŞİ BULUNMAKTA?

Diğer taraftan Tüketici Hakları Derneği Mart/2022 de bir açıklama yapıyor, bu açıklamaya göre Tüketicilerin 25,5 milyonu açlık, 51 milyonu yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Diye ifade ediyor. Bir habere göre de 2021 yılında açlık ve yoksulluk sınırındaki insan sayısı 66 milyon iken bu yıl bu derneğin açıklamalarına göre açlık yoksulluk sınırındaki insan sayısı 75 milyonu buluyor. Bunları bir tarafa bırakalım hadi bu veriler araştırmalar yanlış diye düşünelim. Gıda Fiatlarında ve bazı emtialarda ki artışa bakalım. Akaryakıt ne oldu bir yılda 2021 yılında tam 79 kez 2022 yılının ilk 4 ayında 23 kez zam yapıldı Doğalgaz ise bir yılda yüzde 153 zamlandı.1 kilo toz şekerin, fiyatı; 2021 yılının kasım ayında, 6,91 lirayken, 2022 yılının aynı ayında, 24 liraya çıkmış. Yani, 1 yıllık artış oranı, yüzde 247,4 pirincin fiyatı; 13,04 lirayken, bir senede, 27,50 lirayı bulmuş. Yani, yüzde 110,9 artmış, 1 kilo elma; geçen sene 5,38 lirayken, bu sene 14,90 lira olmuş. Yani 1 yılda, yüzde 177 zamlanmış. Sütün, 1 litresi; 2021 yılının kasım ayında, 7,13 lirayken, 2022 yılının, kasım ayında, 15 buçuk liraya çıkmış. Yani, 1 yıllık artış oranı, yüzde 117,4,1 kiloluk beyaz peynirin fiyatı; 2021 yılının, Kasım ayında, 32,89 lirayken, 2022 yılının, Kasım ayında, 85,80 liraya çıkmış. Yani, 1 yıllık artış oranı, yüzde 160,9,1 kilo yoğurdun fiyatı; 8,74 lirayken, 17,98 liraya çıkmış. Yani, 1 yıllık artış, yüzde 105,6,1 kilo domates; 7,36 lirayken, 19,90 liraya çıkmış. Yani, 1 yılda, yüzde 170,3 artmış. Mesela; 1 kilo salatalık; 5,46 lirayken, 11,90 liraya çıkmış. Yani 1 yılda, yüzde 118,1 artmış. Her şeyi bırakın bir kâse çorba bir esnaf lokantasında 30-35 TL ye içiliyor asgari ücretli bir aile babası 5500 TL alırken dışarıda okuyan oğluna sadece sabah akşam birer kâse çorba içmesi için unutmayın yanında başka hiçbir şey yok ayda 1800-2000 arasında para göndermesi gerekiyor. Yanlış bir hesap mı yaptım acaba diye bir an duraksadım. Oğlum paylaştı dün benimle paylaştı Baba dün evden okula gittim oradan Kadıköy’e geçtim tekrar okula döndüm ve oradan eve geçtim sürekli toplu taşıma kullandım metro, metrobüs ile aktarma yaptım akşam eve döndüğümde sadece ulaşıma hem de toplu taşımayla saatlerce yolda geçirip seyahat ederek 85 TL harcamışım dedi. Bence yeteri kadar örnek oldu sanırım sözün bittiği yer. Sefalet açlık ve yoksulluktan pahalılıktan söz edilemez tarihe gömdük.(!)